"Dune" Filminin Kadrosunda Neden Orta Doğulu Oyuncuların Bulunması Gerekiyordu? Film ve Kitap Hakkında Söylenmesi Gerekenler:

"Dune" Filminin Kadrosunda Neden Orta Doğulu Oyuncuların Bulunması Gerekiyordu? Film ve Kitap Hakkında Söylenmesi Gerekenler:

Neredeyse tüm dünyanın merak edip “bir izlesem mi acaba “ dediği ve cidden izlediği, yetmiyormuş gibi bir de kitaplarını da okumaya başladığı “Dune: Çöl Gezegeni”ni nihayet ben de izledim. Hiddetle girdiğim bu cümlemi çok da ciddiye almayın, diyeceklerim çok da kötü değil.

 

Dune”u uzun zamandır beklediğim; Denis Villeneuve’nun işlerini beğendiğim ve Timothee Chalamet ile Zendaya’nın kişiliklerini+ oyunculuklarını beğendiğim için filmi daha da bir ciddiye alayım deyip öncelikle kitabı okudum.

Kitap Hakkında Konuşacak Olursak,

Aslında tüm seriyi okumadan “Dune” evreni hakkında yorum yapmamak gerekiyor çünkü duyduklarıma göre bir sonraki kitaplar da işler biraz sarpa saracak, bu nedenle sadece birinci kitaptan yani “Dune”dan bahsetmek istiyorum.

Neredeyse her bilim-kurgu kitabında olduğu gibi anladığıma göre bu kitapta da bir “ideal devlet” ve “kapitalizm” tartışması var. Başka gezegenlerden tanımadık beyaz adamlar gelip ulaştığı yerdeki güzellikleri sömürüyor. Tanıdık geldi mi bilemiyorum artık (?!). Ve ne hikmetse beyaz adamların gelip yerleştiği gezegen büyük bir çöl adeta. Orada yaşayan canlılar Arapça benzeri bir dilde konuşup, çölün gücünden faydalanıyor. Anlayacağınız üzere sevgili Frank Herbert, kitabın yazarı, İslamiyet ve orta doğu kültüründen bolca faydalanıyor.

Film Hakkında Konuşacak Olursak,

Üstteki paragrafın devamı gibi olacak ancak filmin öncelikle en büyük eksiğine değinmek istiyorum. FİLMDE ORTA DOĞULU YOK. Orta doğuluya benzeyen insanlar var: Oscar Isaac, Javier Bardem vb. Ancak ufak bir araştırma yaptığınızda görüyorsunuz ki aslında Latin uyruklular. Kadroyu oluşturan kişilerin ve yönetmenin bu konuda daha hassas olmasını beklerdim çünkü kültür, “Dune” evreninin çok büyük bir parçası. Bunun haricinde

“Dune” son zamanlarda Hollywood’un çıkardığı en iyi filmlerden biri!

 

Kitabın melankolik doygunluk hissini kaybetmeyen ve sistemin tartışmasını yapmaya çekinmeyen bir film oluşundan kaynaklanıyor olabilir elbette. Dünya ve insanlık dışı kurgusal canlıların ciddiyetle ele alınması ve kameranın sanki tüm evreni çekiyormuş gibi geniş açılarla çekim yapması, en azından benim için filmi çok özel ve güzel kıldı. Asıl kötü karakterin çirkinliği ve pedofili davranışlarının kitaptakine benzer biçimde filme yansıtılması da ayrıyetten saygı duyulası bir detaydı.

Timothee Chamalamalung, Rebecca Ferguson, Oscar Isaac ve tabii ki Stellan Skarsgård’ın bağlayıcı oyunculukları da elbette “Dune”un övülmesi gereken detaylarından biri. İkinci filmde neler olacak nasıl bir Paul ile karşılaşacağız ve en önemlisi Paul sahip olduğu makam kudretini nasıl kaldıracak çok merak ediyorum. Sizler de düşüncelerinizi paylaşmayı unutmayın!

2 YORUMLAR

    Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...
YORUM YAZ